Kuran-ı Kerim

Yunus Suresi 88. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Yunus Suresi 88. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Yunus Suresi 88. ayeti ne anlatıyor? Yunus Suresi 88. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Yunus Suresi 88. Ayetinin Arapçası:

وَقَالَ مُوسٰى رَبَّنَٓا اِنَّكَ اٰتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَاَهُ ز۪ينَةً وَاَمْوَالًا فِي الْحَيٰوةِ الدُّنْيَاۙ رَبَّنَا لِيُضِلُّوا عَنْ سَب۪يلِكَۚ رَبَّنَا اطْمِسْ عَلٰٓى اَمْوَالِهِمْ وَاشْدُدْ عَلٰى قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا حَتّٰى يَرَوُا الْعَذَابَ الْاَل۪يمَ

Yunus Suresi 88. Ayetinin Meali (Anlamı):

Mûsâ Allah’a şöyle yalvardı: “Rabbimiz! Elbette sen, Firavun ve onun yakın çevresine dünya yaşamında göz kamaştırıcı bir debdebe ve bol servet verdin. Rabbimiz! İnsanları senin yolundan saptırsınlar diye mi, bu nimetleri onlara vermiştin? Rabbimiz! Onların mallarını yok et! Kalplerini de öyle katılaştır ki, o can yakıcı azabı görünceye kadar iman etmesinler!”

Yunus Suresi 88. Ayetinin Tefsiri:

Mûsâ
(a.s.), peş peşe mûcizeler göstererek Firavun ve kavmini imana davet etti.
Lakin onlar her seferinde bu daveti reddettiler ve inanmamakta ısrar ettiler.
Kendileri saptıkları gibi başkalarını da Allah yolundan saptırdılar. Hatta
İsrâiloğullarına olan eziyet ve işkencelerini gün geçtikçe daha da artırdılar.
Nihâyetinde, ıslah olmayacakları yolunda kesin kanaate ulaşan Hz. Mûsâ
Rabbinden, onların mallarını yerin dibine geçirmesini ve artık inanmamaları
için kalplerini iyice sıkmasını istedi. Hârûn (a.s.) da bu duaya amin dedi.
Cenâb-ı Hak dualarını kabul buyurdu, fakat bunun yanı sıra “İsteklerinizin
gerçekleşmesi için siz de hiçbir sapma göstermeden üzerinize düşeni yerine
getirin ve gerçeği bilmeyenlerin istek ve arzularına kesinlikle uymayın!”

(Yûnus 10/89) ikâzını da yaptı. Yani duanın kabulü her şeyin bittiği, yapılacak
bir vazifenin kalmadığı ve artık rehavete kapılmanın normal sayılabileceği
mânasına gelmemelidir. Ola ki, bir kısım kendini bilmezler, yaşanan
gelişmeleri yanlış yorumlayarak başarının önüne engel olabilirler. Bu bakımdan
acele etmemeli, itidali elden bırakmamalı, ister darlık ister genişlik hali
olsun dâimâ istikâmet üzere bulunmaya gayret gösterilmelidir.

Dualarının
kabulünün ardından Hz. Mûsâ kavmiyle birlikte Mısır’dan harekete geçti:

Yunus Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Mâide Suresi 100. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Yunus Suresi 88. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın