Kuran-ı Kerim

Yunus Suresi 44. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Yunus Suresi 44. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Yunus Suresi 44. ayeti ne anlatıyor? Yunus Suresi 44. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Yunus Suresi 44. Ayetinin Arapçası:

اِنَّ اللّٰهَ لَا يَظْلِمُ النَّاسَ شَيْـًٔا وَلٰكِنَّ النَّاسَ اَنْفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

Yunus Suresi 44. Ayetinin Meali (Anlamı):

Allah, insanlara aslâ haksızlık etmez. Lakin insanlar kendi kendilerine haksızlık ederler.

Yunus Suresi 44. Ayetinin Tefsiri:

Müşrikler
içinde Peygamberimiz’in okuduğu Kur’an’ı ve yaptığı sohbetleri dinleyenler
vardı. Halbuki onların kalpleri, okunan ve açıklanan kanıunlardan hiçbir şey
anlamıyordu. Dünya sevgisi ve şehvet düşkünlüğü onların kalp kulaklarını
sağırlaştırmıştı. Üstelik akılları da çalışmıyordu. Yani sağırlıklarına bir de
akılsızlık ilâve edilmişti. Belki aklı çalışan sağır bir kimse, az da olsa
duyduklarından yahut gördüklerinden bir şeyler anlama fırsatı bulabilir. Bahsi
geçen talihsiz bireylerin bu imkânları bile yoktu. Dolayısıyla böyle hem sağır
hem de akılsız olanlara gerçeği işittirmek nasıl olabilecek olabilir? Yine onlar
içinde yalnızca baş gözleriyle Efendimiz’e uzun uzun bakanlar vardı. Lakin
onlar da basîret gözleri görmeyen mâneviyât âmâları idi. Böylelerini irşad edip
hidâyete erdirmek nasıl olabilecek olabilir? Yalnız bu açıklamalardan Allah’ın o
insanlara bir haksızlık yaptığı sakın anlaşılmamalıdır. Çünkü Cenâb-ı Hak eziyet
ve haksızlıktan münezzehtir; hiç kimseye zerre kadar zulmetmez. Lakin, insanlar
sahip oldukları yanlış düşünce ve inançları, sergiledikleri kötü söz, fiil ve
davranışları ile kendilerine zulmederler. Eğer bu yanlışları terk ederlerse,
kendilerine haksızlık yapmaktan da kurtulmuş olurlar; doğruya yönelme ve
hidâyete erme fırsatı bulurlar. Lakin bunu başarabilmek, dünya yaşamının çok
kısa ve fâni oluşunu anlayıp, bu hayat ırmağının akışının Allah’ın huzurunda
son bulacağını kesinlikle bilmeye bağlıdır:

Yunus Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  İbrahim Suresi 26. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Yunus Suresi 44. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın