Kuran-ı Kerim

Mâide Suresi 8. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Mâide Suresi 8. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Mâide Suresi 8. ayeti ne anlatıyor? Mâide Suresi 8. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Mâide Suresi 8. Ayetinin Arapçası:

يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُوا كُونُوا قَوَّام۪ينَ لِلّٰهِ شُهَدَٓاءَ بِالْقِسْطِۘ وَلَا يَجْرِمَنَّكُمْ شَنَاٰنُ قَوْمٍ عَلٰٓى اَلَّا تَعْدِلُواۜ اِعْدِلُوا۠ هُوَ اَقْرَبُ لِلتَّقْوٰىۘ وَاتَّقُوا اللّٰهَۜ اِنَّ اللّٰهَ خَب۪يرٌ بِمَا تَعْمَلُونَ

Mâide Suresi 8. Ayetinin Meali (Anlamı):

Ey iman edenler! Allah için hakkı ayakta tutan ve adâletle şâhitlik eden kimseler olun. Bir topluluğa duyduğunuz öfke, sakın sizi adâletsiz davranmaya sevketmesin! Adâletli olun; takvâya en uygunu, en yakışanı budur. Allah’a karşı gelmekten sakının. Şüphesiz Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdârdır.

Mâide Suresi 8. Ayetinin Tefsiri:

Âyet-i
kerîme Allah’ın rızâsını kazanmak için hakkı ayakta tutmayı, doğrunun yanında,
haksızın karşısında yer almayı, dost yahut düşman kimin ile ilgili olursa olsun
şâhitliği de adâletle yapmayı emretmektedir. Aynı husus biraz değişik
ifadelerle Nisâ 4/135. âyette de geçmişti. Lakin orada maksat daha çok sevgi ve
iltimas yerlerinde adâleti gözetmek; kendisi ve ana, baba, akrabalar gibi
sevdikleri aleyhinde bile olsa doğruyu itiraf edip adâleti yerine getirmekti.
Bu âyette maksat ise düşmanlık ve nefret yerlerinde adâleti gözetmek, düşmanın
lehinde bile hak ve adâletin gereğini yerine getirmektir. Orada iç siyâset,
burada ise dış siyasetle alakalı bir yönlendirme yapılmıştır. O halde
mü’minlerin vazifesi, İslâm toplumu içinde ve İslâm toplumunun diğer
toplumlarla münâsebetlerinde haksızlığı ortadan kaldırarak, hakkı ve adâleti
yerine getirmektir. Çünkü Kur’an’ın ana esaslarından biri, adâlet ilkesine
dayalı ve hukukun üstünlüğünün kabul edildiği sosyal bir düzen kurmaktır. Bunu
başarabilmek için fertlerin takvâ ölçüleri içinde yetiştirilmesi, onlara
Allah’ın bütün yaptıklarından haberdar olduğu inancının yerleştirilmesi ve her
şeyden önce bir takvâ toplumunun inşa edilmesi gerekmektedir. Bu takvâ
toplumunun temelini, küfürden uzak durup iman ve salih amellere devam etmek
oluşturur:

Mâide Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Âl-i İmrân Suresi 180. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Mâide Suresi 8. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın