Kuran-ı Kerim

Bakara Suresi 169. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bakara Suresi 169. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Bakara Suresi 169. ayeti ne anlatıyor? Bakara Suresi 169. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Bakara Suresi 169. Ayetinin Arapçası:

اِنَّمَا يَأْمُرُكُمْ بِالسُّٓوءِ وَالْفَحْشَٓاءِ وَاَنْ تَقُولُوا عَلَى اللّٰهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

Bakara Suresi 169. Ayetinin Meali (Anlamı):

O, ısrarla size hep kötülüğü, çirkin işleri, yüz kızartıcı fiilleri ve Allah ile ilgili bilmediğiniz konuları konuşup yaymanızı emreder.

Bakara Suresi 169. Ayetinin Tefsiri:

Allah
Teâlâ yeryüzünde kullarına sayısız nimetler; yiyecek ve içecekler ikram
etmiştir. Lakin onların kullanılmasıyla alakalı bir kısım ilâhî ölçüler
konulmuştur. Bu ölçülerin başında, nimetin “helâl” ve “tayyib” olması
gelmektedir. Helâl; dinin izin verdiği, yapılmasına müsaade ettiği, ile ilgili
bir yasaklama ve kısıtlama bulunmayan durumlardır. Tayyib ise akıl sahibi ve
temiz tabiatlı bireylerin hoşlandığı ve lezzet aldığı temiz, güzel ve faydalı
şeylerdir. Buna benzer prensipleri dikkate alarak bu nimetlerden istifade etmek
gerekir. Dinimiz, haram ve pis olan şeyleri yasakladığı gibi, Allah’a daha
fazla ibâdet kastıyla aşırı gidip, mübah olan bu ilâhî ikramlardan kendimizi
mahrum bırakmayı da hoş karşılamaz. Aksine dengeli bir tutum içinde olmamızı
tavsiye eder. Yeme içme hususunda şeytanın adımlarını takip etmekten bizi
sakındırır. Çünkü o, bizim apaçık düşmanımızdır. Gözümüzle göremesek de
gizliden gizliye içimize, kanımıza girer ve kalbimize hep kötü vesveseler
verir. Bize hep günahları, ruhumuzu karartıp kalbimize acı verecek kötülükleri,
çirkin ve fenâ şeyleri emreder. Daha ötesi Allah ile ilgili bilgimiz olmayan
yanlış kelimeleri söylememizi de emreder:

·        
Allah’ın zâtı ve mâhiyeti,

·        
O’nun sıfatları, gayb ve varlık âlemindeki sırları ve hikmetleri,

·        
Yine O’nun helâl yahut haram saydığı, murdar yahut temiz buyurduğu
şeyler ile ilgili delilsiz olarak zannımıza göre konuşmamızı, akıl ve mantığımıza
göre hüküm vermemizi ister.

Halbuki
yapmamız gereken şeytanın adımlarına uymak değil, Allah ve Rasulü’nün emrini
tutmaktır. Rabbimiz ile ilgili, dinimiz ile ilgili, neyin helâl neyin haram olduğu
hususunda kesin bir bilgi ve delile dayanmaksızın konuşmamaktır.

Buna
rağmen:

Bakara Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Yusuf Suresi 104. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Bakara Suresi 169. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın