Kuran-ı Kerim

Yusuf Suresi 70. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Yusuf Suresi 70. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Yusuf Suresi 70. ayeti ne anlatıyor? Yusuf Suresi 70. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Yusuf Suresi 70. Ayetinin Arapçası:

فَلَمَّا جَهَّزَهُمْ بِجَهَازِهِمْ جَعَلَ السِّقَايَةَ ف۪ي رَحْلِ اَخ۪يهِ ثُمَّ اَذَّنَ مُؤَذِّنٌ اَيَّتُهَا الْع۪يرُ اِنَّكُمْ لَسَارِقُونَ

Yusuf Suresi 70. Ayetinin Meali (Anlamı):

Yûsuf onların yüklerini hazırlattığı sırada, su kabını öz kardeşinin yükü içine koydu. Sonra bir dellal onların arkasından: “Ey kâfile! Durun! Siz kesinlikle hırsızsınız” diye bağırdı.

Yusuf Suresi 70. Ayetinin Tefsiri:

Yûsuf
(a.s.), kardeşlerinin yüklerini hazırlattığı sırada kimse farkında olmadan su
kabını Bünyamin’in yükü içine koydu. Yükler tamamlandı ve kafile yola koyulma
çalışmalarına başladı. Lakin su kabı ortalıkta yoktu. Bunu fark eden bir
dellal, olabileceken Yûsuf’un görevlendirmesiyle, yüksek sesle: “Ey kâfile!
Durun, gitmeyin! Sizler hırsızsınız!”diye bağırmaya başladı. Hadisenin iç
yüzünden habersiz olan kardeşler, böyle bir ağır itham karşısında şaşkınlıklarını
gizleyemediler. Gördükleri bu kadar izzet ve ikramın arkasından, hırsızlık gibi
insan onurunu ayaklar altına seren bir suçla teşhir ve itham edilmeleri olacak
şey değildi. Dolayısıyla suçu kabullenmediler ve kendilerinden gayet emin bir
vaziyette âdeta: “Siz neyinizi kaybettiniz, ne arıyorsunuz? Durun bakalım,
telaşa kapılarak her önünüze çıkanı hemen hırsızlıkla suçlamayın. Bize
hırsızlık yakışmadığı gibi, size de böyle konuşmak yakışmaz. Biz hırsız
olmadığımız gibi, belki sizin de bir şeyiniz çalınmamıştır. Belki de
çalındığını düşündüğünüz şeyi bir yerde unutmuş da olabilirsiniz” dediler. Bu
kez dellâl ve dostları kelimelerine biraz daha çekidüzen vererek, kralın su
kabını kaybettiklerini, onu aradıklarını ve onu getirene bir deve yükü erzak vereceklerini
dile getirdiler. Yûsuf’un kardeşleri ise yeminlerle, tekitlerle kendilerinin asla
hırsız olmadıklarını, bu yere bozgunculuk yapma gibi bir niyetle
gelmediklerini, bu gerçeği onların da bildiğini açıkladıler. Lakin önceden
kurulmuş bir plan tatbik edilmekteydi ve mutlaka bir neticeye ulaşmak
gerekiyordu. Bu nedenle görevliler, onların gayet içten ve doğru
konuştuklarını bilmekle birlikte, olaya son noktayı koymak üzere, “biz çalmadık,
hırsız değiliz” diyorsunuz ama, “diyelim ki, düşük ihtimalde olsa, aradığımız
şey sizin yanınızda çıkarsa bu suçun cezası nedir, bunu söyler misiniz?” diye
sordular. Onlar da babaları Yâkub’un şeriatine göre lazım gelen cezayı
dile getirdiler. O da: “Malı çalan birinin, çaldığı o mal karşılığında tutuklanması;
hizmetçi yahut köle edilmesi” idi. Böylelikle işe yarayacak cevabı bizzat onların
ağızlarından almış oldular: 

Yusuf Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Âl-i İmrân Suresi 196. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Yusuf Suresi 70. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın