Kuran-ı Kerim

Yunus Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Yunus Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Yunus Suresi 31. ayeti ne anlatıyor? Yunus Suresi 31. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Yunus Suresi 31. Ayetinin Arapçası:

قُلْ مَنْ يَرْزُقُكُمْ مِنَ السَّمَٓاءِ وَالْاَرْضِ اَمَّنْ يَمْلِكُ السَّمْعَ وَالْاَبْصَارَ وَمَنْ يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيِّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَنْ يُدَبِّرُ الْاَمْرَۜ فَسَيَقُولُونَ اللّٰهُۚ فَقُلْ اَفَلَا تَتَّقُونَ

Yunus Suresi 31. Ayetinin Meali (Anlamı):

Onlara şunu sor: “Size gökten ve yerden rızık veren kim? O kulaklara ve gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkaran kim? Kâinattaki bütün işleri çekip çeviren, bütün varlığı yöneten kim? Hepsi, “Allah!” diye yanıt verecektir. “Öyleyse şu gittiğiniz yanlış yolun âkibetinden korkup Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?” de.

Yunus Suresi 31. Ayetinin Tefsiri:

Bu
âyet-i kerîmelerin hedefi, müşriklerin yanlış inançlarını reddetmek, onlara
karşı delil ortaya koymak, böylece tevhidin hak, şirkin ise bâtıl olduğunu
ispat etmektir. Gerçekten müşrikler bile kendilerini gökten ve yerden
rızıklandıranın; bir et parçasından ibaret olan kulağa işitme, bir yağ
parçasından ibaret olan göze görme özelliği verenin; ölü olan nutfe, toprak,
tohum ve yumurta gibi şeylerden insan, bitki ve kuş gibi canlıları çıkaranın;
aynı biçimde canlıdan da nutfe, tohum, yumurta gibi cansız varlıkları meydana
getirenin; kâinattaki bütün işleri idâre edenin Allah olduğunu biliyorlardı.
Bütün bunları kimin yaptığı sorulunca da “Allah” diye yanıt veriyorlardı. Buna
rağmen yine de bir kısım varlıkları Allah’a ortak koşmaktan ve şirke
bulaşmaktan geri durmuyorlardı. Bu durumda olanlara, hakiki tevhide yönelip
günahlardan sakınmaları ve Allah’ın azabından korkmaları önerilmektedir. Çünkü,
ileri sürülen delillerden de anlaşıldığı üzere, bireylerin gerçek Rabbi
kuşkusuz Allah’tır. O’na koşulan ortakların hiçbir rablik ve ilâhlık özelliği
yoktur. Dolayısıyla gerçek ilâh olan Allah’a imanın ve yalnızca O’na ibâdetin
terk edilmesinden sonra geriye sapıklıktan başka bir şey kalmaz. Buna rağmen
Allah’a kulluğu terk edip şirke sapmak, doğrusu şaşılacak bir durumdur; akl-i
selimle bağdaşacak bir şey değildir.

Bakalım,
bu tür kimseler ile ilgili kesinleşen ilâhî hüküm nedir:

Yunus Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  En'âm Suresi 106. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Yunus Suresi 31. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın