Kuran-ı Kerim

Tevbe Suresi 99. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Tevbe Suresi 99. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Tevbe Suresi 99. ayeti ne anlatıyor? Tevbe Suresi 99. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Tevbe Suresi 99. Ayetinin Arapçası:

وَمِنَ الْاَعْرَابِ مَنْ يُؤْمِنُ بِاللّٰهِ وَالْيَوْمِ الْاٰخِرِ وَيَتَّخِذُ مَا يُنْفِقُ قُرُبَاتٍ عِنْدَ اللّٰهِ وَصَلَوَاتِ الرَّسُولِۜ اَلَٓا اِنَّهَا قُرْبَةٌ لَهُمْۜ سَيُدْخِلُهُمُ اللّٰهُ ف۪ي رَحْمَتِه۪ۜ اِنَّ اللّٰهَ غَفُورٌ رَح۪يمٌ۟

Tevbe Suresi 99. Ayetinin Meali (Anlamı):

Ama bir kısım bedevîler de var ki, Allah’a ve âhiret gününe inanır, hayır yolunda harcadığını Allah’a yakınlaşmaya ve Peygamber’in duasını kazanmaya vesile sayar. Gerçekten de, hayır yolunda yaptıkları harcamalar onlar için Allah’a birer yakınlaşma vesilesidir. Allah onları husûsî rahmetine erdirecektir. Hiç kuşkusuz Allah çok bağışlayıcıdır, engin merhamet sahibidir.

Tevbe Suresi 99. Ayetinin Tefsiri:

Burada
ise, önceki grubun mukâbilinde Allah’a ve âhiret gününe iman eden ve yapacağı
harcamanın Allah katında yakınlığa ve Peygamberimiz (s.a.s.)’in dua ve
istiğfarına vesile olacak hayırlı bir iş olduğuna inanan bir gruptan söz
edilir. Allah Resûlü (s.a.s.), böyle sadaka verenler ile ilgili hayır ve bereket niyazında
bulunur ve onlar için Allah’tan mağfiret niyaz ederdi. Dolayısıyla onların
hayır yolunda yaptıkları harcamalar gerçekten de Allah’a yakınlaşma sebebidir.
Allah onların hayırlarını kabul buyuracak, bu vesileyle onları rahmetine dâhil
edecek; cennetine, nimetine, ebedî saadet ve selâmetine erdirecektir. Çünkü O,
çok bağışlayıcı ve sonsuz merhamet sahibidir.

Şunu
ifade etmek gerekir ki, tarih bize Resûlullah (s.a.s.) zamanında yaşayan
kâfirler ve münafıkların, bütün zamanların kâfir ve münafıklarının en sert, en
acımasız, en kurnaz, en riyâkar, eğitilmeye en uzak ve kökleşmiş inanç, âdet ve
yaşayışlarına bağlılıkta en mutaassıp olduklarını haber vermektedir. Konuyla
alakalı Kur’an âyetleri de bunun böyle olduğunu apaçık göstermektedir. Lakin Resûl-i
Ekrem (s.a.s.), Allah’ın izniyle bu insanlardan çok kısa bir sürede bütün
zamanların ilme ve düşünceye en açık, en merhametli, en faziletli, kıyâmete
kadar gelecek nesillere öğretmen olacak müthiş ve muhteşem bir nesil
çıkarmıştır. Bunun bunun yanında onlar “Sahâbe Nesli” olarak anılacak ve artık kıyâmete
kadar milyarlarca insanın saygı ve sevgisine mazhar olacak yüksek bir mevkiye
ulaşmışlardır. Bu Resûlullah (s.a.s.)’in tarihte bir benzerine rastlanmayan mûcizelerinden
biridir.

İşte
bu münâsebetle burada üçüncü bir gruptan bahsedilir ki, onlar kulluk ve
fazilette zirvelere tırmanmış, Allah yolundaki fedakârlık ve feragatleriyle
kıyamete kadar gelecek imanlı nesillere örnek olacak müthiş bir İslâmî hayat
sergilemişlerdir:

Tevbe Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Âl-i İmrân Suresi 20. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Tevbe Suresi 99. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın