Kuran-ı Kerim

Ra’d Suresi 12. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Ra’d Suresi 12. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Ra’d Suresi 12. ayeti ne anlatıyor? Ra’d Suresi 12. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Ra’d Suresi 12. Ayetinin Arapçası:

هُوَ الَّذ۪ي يُر۪يكُمُ الْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنْشِئُ السَّحَابَ الثِّقَالَۚ

Ra’d Suresi 12. Ayetinin Meali (Anlamı):

Size şimşeği hem korku verecek hem de bereketli yağmurların müjdecisi olarak ümide sevk edecek biçimde gösteren ve yağmur yüklü ağır bulutları meydana getiren O’dur.

Ra’d Suresi 12. Ayetinin Tefsiri:

Bu
âyet-i kerîmelerde Cenâb-ı Hak ibret için bir kısım tabiat hâdiselerine temas
etmekte ve bunların hepsinin Allah’ın emrine imtisal ile gerçekleştiğini haber
vermektedir. Bu hâdiselerden biri şimşeğin çakmasıdır. Şimşek, bulutların
sürtüşmesinden doğan elektrik şeraresi olup, genelde yağmurdan önce gözükür.
O, hem yağmurun müjdecisi hem de senedirımın habercisidir. Onu görenler bir
taraftan senedirıma çarpılmaktan korkarlar, bir taraftan da yağmura
kavuşacaklarına sevinirler. Yahut korku ve ümit ayrı ayrı kimselerde olur.
Mesela tarlada ekini olanlar ve yağmurun yağmasını bekleyenler sevinirler.
Lakin açıkta kerpici yahut çimentosu olanlar, yağacak yağmurun yaptıklarını
harap etmesinden korkarlar.

Söz
konusu edilen bir diğer tabiat hâdisesi bulutların oluşumudur. Allah Teâlâ
yağmur yüklü ağır bulutları birbiri üzerine yığar. Bunların sürtüşmesinden gök
gürültüsü meydana gelir. Bu da Allah’ı överek tesbih eder; kendisinin bir
tesadüf neticesi değil, nihayetsiz ilim, hikmet ve kudret sahibi Allah’ın ince
kanunlarıyla yaşandığini söyler. İbret kulağıyla dinleyenler,
haykırışından onun ne demek istediğini anlarlar. Kâinatta vuku bulan her türlü
hâdise de bunun gibidir. Nitekim âyet-i kerîmede: “Allah’ı hamd ile tesbih
etmeyen hiçbir şey yoktur, fakat siz onların tesbihini anlayamazsınız. Şüphesiz
ki O, ceza vermekte hiç acele etmeyen ve çok bağışlayandır”
  (İsrâ 17/44) buyrulur. Peygamberimiz (s.a.s.)
gök gürlediği zaman: “Gök gürültüsünün hamd ile tesbih ettiği Allah’ı tenzih
ederim”
(Muvatta, Kelam 26) derdi. Gök gürültüsü iyice şiddetlendiği zaman
ise: “Allahım! Bizi gazabınla öldürme, azabınla helak etme. Bize bundan önce
âfiyet ver”
(Buhârî, Edeb 76; Müslim, Birr 107-108) diye dua ederdi.

Hak
Teâlâ, kullarını ikaz sadedinde, senedirımları dilediği kimselere isabet ettirip
onları helak edebileceğini, bundan dolayı bu muazzam hadiseleri yaratan sonsuz
kudret karşısında itirazı bırakıp teslimiyet göstermelerini ister. Zira O’nun
çok şiddetli kuvvet ve kudretine, benzersiz azap ve yakalamasına, son derece
ince plan ve proğramını tatbikine kimsenin karşı durabilmesi olabilecek değildir.

Bütün bu gerçekler gösteriyor ki: 

Ra’d Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  En'âm Suresi 131. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Ra’d Suresi 12. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın