Bilgi Kervanı

Peygamberimizin Ümmetine Duyduğu Sevgi

Peygamberimizin Ümmetine Duyduğu Sevgi

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Peygamberimizin Ümmetine Duyduğu Sevgi ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Peygamberimizin Ümmetine Duyduğu Sevgi başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Peygamberimizin Ümmetine Duyduğu Sevgi ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Peygamber (s.a.v.) Efendimizin ümmetine olan sevgisi ve muhabbeti nasıldı?

Hazret-i Mevlana Mesnevi’de buyurur ki:

“Hazret-i Peygamber buyurmuştur ki:

“Ey ashabım! Ey ümmetim! Ben size bir babadan daha şefkatli ve merhametliyim.”(c.3, 1934)

Peygamber Efendimizin ümmetine muhabbeti, tabi ki bir babanın evlatlarına muhabbetiyle mukayese edilemeyecek derecede büyük ve şiddetlidir. Siyer kitapları, bu gerçeğin fiilî tezâhürleriyle doludur. Bu hususta zikredilebilecek binlerce misal mevcuttur. O, ümmeti açken yememiş, içmemişti. Hatta karnına taş bağlamak sûretiyle bu açlığını bastırmaya çalıştığı zamanlar olmuştu. Namaz kıldırırken bir çocuğun ağlamaya başladığını duysa, namazı uzatmaz, kısa sûreler okuyarak namazını tamamlardı. En zor zamanlarda, ümmetinin en önündeydi. Uhud’da, Huneyn’de ordu bozguna uğrayıp dağılırken o yerini muhafaza etmiş, hatta farklı zamanlarda düşman hatlarının içinde kalmıştı. Bazı gazvelerde de geride kalarak askerlerin toplanmasına ve birliğe yetişmelerine yardım ederdi. O’nun ümmetine düşkünlüğü, Kur’ân-ı Kerim’de şöyle beyân edilmiştir:

“Andolsun! Size içinizden (öyle) bir peygamber geldi ki, zahmet çekmeniz O’nu incitir ve üzer. Size çok düşkündür; mü’minlere çok merhametlidir, onlara hayır diler.” (et-Tevbe, 128)

Bu âyette Allâh Teâlâ, Peygamberini, kendine özgü “Raûf ve Rahîm” isimleriyle taltîf ve takdîm etmektedir.

O, fiiliyle, kavliyle ve ahlâkî yaşayışıyla bütün insanlığı kuşatan bir rahmetti; yol göstericiydi. Hidâyet yolunda her türlü meşakkat ve çilenin en büyüğü, O’nun omuzlarındaydı. O, aldığı ilâhî vazîfeyi, en müthiş bir biçimde îfâ ediyordu. Bu husûsda öyle bir sabır ve gayretin içindeydi ki, bâzen kendisini harâb etmemesi için îkâz-ı ilâhî sâdır olurdu.

Ayrıca Bakınız.  Fetih Suresi Kuran-I Kerim'de Kaçıncı Sayfada Ve Hangi Cüzdedir?

İnsanların selâmeti için Hazret-i Peygamber (sallâllâhu aleyhi ve sellem)’in gösterdiği bu yüksek fazîlet, Kur’ân-ı Kerîm’deki şu âyette ifâdesini bulur:

(Rasûlüm!) Onlar îmân etmiyorlar diye hemen hemen kendine kıyacaksın!” (eş- Şuarâ, 3)

Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Ab-ı Hayat Katreleri, Erkam Yayınları

MUHTACA, BORÇLUYA VE YOLDA KALMIŞA YARDIM ETMEK İLE İLGİLİ ÖRNEKLER

Muhtaca, Borçluya ve Yolda Kalmışa Yardım Etmek ile İlgili Örnekler

ŞEFKAT VE MERHAMET PEYGAMBERİ

Muhtaca, Borçluya ve Yolda Kalmışa Yardım Etmek ile İlgili Örnekler

PEYGAMBER EFENDİMİZ’DEN MERHAMET ÖRNEKLERİ

Muhtaca, Borçluya ve Yolda Kalmışa Yardım Etmek ile İlgili Örnekler

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın