Kuran-ı Kerim

Mâide Suresi 16. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Mâide Suresi 16. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Mâide Suresi 16. ayeti ne anlatıyor? Mâide Suresi 16. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Mâide Suresi 16. Ayetinin Arapçası:

يَهْد۪ي بِهِ اللّٰهُ مَنِ اتَّبَعَ رِضْوَانَهُ سُبُلَ السَّلَامِ وَيُخْرِجُهُمْ مِنَ الظُّلُمَاتِ اِلَى النُّورِ بِاِذْنِه۪ وَيَهْد۪يهِمْ اِلٰى صِرَاطٍ مُسْتَق۪يمٍ

Mâide Suresi 16. Ayetinin Meali (Anlamı):

Allah, o nûr ve kitap vasıtasıyla rızâsını arayanları ebedî huzur ve kurtuluş yollarına iletir; onları yalnızca kendi izniyle küfür ve günah karanlıklarından iman aydınlığına çıkarır ve onları dosdoğru yola ulaştırır.

Mâide Suresi 16. Ayetinin Tefsiri:

Yahudiler,
Tevrat’taki Hz. Muhammed (s.a.s.)’e iman, recm âyeti, cumartesi yasağını
çiğnediklerinden ötürü maymunlara çevrilen bedbahtların kıssası gibi konuları;
Hıristiyanlar da İncil’deki Hz. İsa’dan sonra Ahmet isminde bir peygamberin
geleceği yönündeki müjdeyi gizliyorlardı. Bu nedenle onlara Kur’ân-ı Kerîm’de
çok şiddetli ikazlar yapıldığı görülmektedir. (bk. Bakara 2/159, 174) İşte Allah
Resûlü (s.a.s.), kendine indirilen Kur’ân-ı Kerîm aracılığıyla onların
kitaplarında olduğu halde gizledikleri birden fazla hususu açıklığa kavuşturmuştur.
Bunlar, açıklanması zaruri olan dinî esasları içermektedir. Bir kısım
gizledikleri şeyler de var ki, bunlar açıklanması zaruri olan dinî esaslarla
alakalı olmadığından, daha fazla rezil rüsvâ olmamaları için Peygamber
Efendimiz bunları yüzlerine vurmamış, bilgilendirmeden geçivermiştir. 15. âyette
geçen “Allah’tan bir nûr”dan maksat Peygamber Efendimiz’dir. Nitekim bir
başka âyette “Ey Peygamber! Şüphesiz ki biz seni bir şâhit, bir müjdeci, bir
ikazcı, Allah’ın izniyle yine Allah’a çağıran bir davetçi ve nur saçan bir
kandil olarak gönderdik”
(Ahzâb 33/45-46) buyrulur. “Apaçık bir kitap”tan
(Mâide 5/15) maksat da Kur’ân-ı Kerîm’dir. Kur’an hakkı bâtılı, helâli haramı,
hayrı ve şerriyle bireylerin muhtaç olduğu bütün dini konuları açıkladığı için
bu isimle anılmıştır. Allah’ın rızâsına erme niyetiyle Peygamberimiz’e inanan
ve Kur’an’ın gösterdiği aydınlık yoldan yürüyenleri Cenâb-ı Hak, sapıklık
yollarından kurtarıp huzur, selâmet ve emniyet yollarına eriştirecek; küfür,
şirk ve günah karanlıklarından çıkarıp iman, İslâm ve ihsan aydınlığına
çıkaracak ve onları dosdoğru yola, hak dine ulaştıracaktır. Lakin bile bile
inkârlarında ısrar edenlere yapılacak bir şey yoktur:

Mâide Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Âl-i İmrân Suresi 110. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Mâide Suresi 16. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın