Kuran-ı Kerim

İbrahim Suresi 42. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

İbrahim Suresi 42. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

İbrahim Suresi 42. ayeti ne anlatıyor? İbrahim Suresi 42. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

İbrahim Suresi 42. Ayetinin Arapçası:

وَلَا تَحْسَبَنَّ اللّٰهَ غَافِلًا عَمَّا يَعْمَلُ الظَّالِمُونَۜ اِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ ف۪يهِ الْاَبْصَارُۙ

İbrahim Suresi 42. Ayetinin Meali (Anlamı):

Rasûlüm! Sakın, Allah’ı zâlimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah onları cezalandırmayı, dehşetten gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne ertelemektedir.

İbrahim Suresi 42. Ayetinin Tefsiri:

Allah
Teâlâ her şeyi bilir ve her şeyden hakkiyle haberdardır. Dolayısıyla zâlimlerin
yaptıklarından da asla gâfil değildir. Lakin onlara mühlet vermektedir. Lakin
onlara mühlet vermesi ve helaklerini ertelemesi, onların yaptıkları eziyetlere
razı olduğundan yahut onları hemen cezalandırmaktan âciz olduğundan dolayı
değildir. O’nun hilim üzere cereyân eden ilâhî âdeti, hemen cezalandırmama ve
mücrimlere bir süre mühlet verme şeklinde tecelli etmektedir. Böylelikle onlara
tevbe imkânı tanımaktadır. Eğer tevbe etmezlerse zaten âhirette onlara hak
ettikleri cezayı vereceğinde şüphe yoktur.

Âhiret,
son derece korkulu ve dehşet dolu bir gündür. O gün gözler dehşetten dışarı
fırlayacak ve öylece donakalacaktır. Kâfirler, zâlimler ve mücrimler başlarını
dikerek münâdinin çağırdığı istikâmette koşacaklardır. Bakışlarını, başka
şeyler bir tarafa, kendilerine bile çevirecek halleri olmayacaktır. Göz
kapaklarını kapatamaz, hareket ettiremez bir halde, gözleri açık ve donakalmış
bir vaziyette, hiçbir şeye dönüp bakmadan öylece koşacaklardır. Kalpleri de
bomboş olacaktır. Aşırı korkudan dolayı kalpleri kırık, yıkık, paramparça
olacak; orada fayda verecek hiçbir fikir, hiçbir düşünce kalmayacaktır.

Bu
âyetler, peygamberimiz ve mü’minlere tesellî, mazlumlara tâziye, zâlimlere ise
büyük bir tehdittir.

Gelen
âyetler ise âhiretin yakıp kavurucu pişmanlığıyla karşılaşmadan önce kulları
şöyle uyarmaktadır:

İbrahim Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Bakara Suresi 180. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

İbrahim Suresi 42. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın