Kuran-ı Kerim

İbrahim Suresi 3. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

İbrahim Suresi 3. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

İbrahim Suresi 3. ayeti ne anlatıyor? İbrahim Suresi 3. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

İbrahim Suresi 3. Ayetinin Arapçası:

اَلَّذ۪ينَ يَسْتَحِبُّونَ الْحَيٰوةَ الدُّنْيَا عَلَى الْاٰخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَنْ سَب۪يلِ اللّٰهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًاۜ اُو۬لٰٓئِكَ ف۪ي ضَلَالٍ بَع۪يدٍ

İbrahim Suresi 3. Ayetinin Meali (Anlamı):

Onlar, dünya yaşamını sevip âhiret yaşamına tercih ederler. İnsanları Allah yolundan uzaklaştırmaya ve o dosdoğru yolu eğri büğrü göstermeye çalışırlar. İşte onlar pek derin bir sapıklık içindedirler.

İbrahim Suresi 3. Ayetinin Tefsiri:

Hakkı
inkâr edenlerin ve Kur’an nûrunu örtmek isteyenlerin burada üç büyük vasfına
dikkat çekilir:

    Dünya
yaşamını, dünya zevk ve eğlencelerini aşırı severler. Bunun bunun yanında bu sevgi onlara
âhireti tamamen unutturur. Menfaat arzuları yalnızca dünya yaşamıyla sınırlıdır;
âhiret yaşamına hiç özen vermezler. Hatta dünya çapındaki geçici zevk, eğlence
ve rahatlıkları için âhirette her türlü cezayı çekmeye hazırdırlar. Bu nedenle
dünya çapında en ufak bir zevki bile feda etmeye dayanamazlar. Âhirette elde
edecekleri nimetler karşılığında, bu dünya çapında hiçbir tehlikeye katlanamaz ve
hiçbir fedakârlığa razı olmazlar. Onlar ne zaman dünya ile âhiret içinde bir
ikileme düşseler, her seferinde dünyaya karşılık âhiret yaşamını fedâ eder,
dünyayı tercih ederler.

    Bu tercihleri
ile kendileri Allah yolundan uzaklaştıkları gibi, şeytânî telkin ve
ifsatlarıyla başkalarının da o yola girmesine engel olurlar.

    Çeşitli
şüpheler ortaya atarak, her türlü hîle ve desiseye baş vurarak Allah’ın
dosdoğru yolunu eğriltmeye, çirkin göstermeye çalışırlar. Kendileri doğruluktan
hoşlanmadıkları gibi, düzenbazlıkla Allah’ın yolunu, kendi arzularına uydurmak
için çaba sarf ederler.

Bu
tavır ve davranışları onların, hidâyete dönüşü zor pek uzak ve derin bir
sapıklık içine düştüklerinin açık bir belgesidir.

Böyle
derin sapıklık içinde boğulup giden insanları bu dalalet bataklığından
kurtarmak için, onlara anlayabilecekleri dilden hitap edecek tebliğcilere
ihtiyaç mevcuttur. Bu nedenle buyruluyor ki:

İbrahim Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Âl-i İmrân Suresi 183. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

İbrahim Suresi 3. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın