Kuran-ı Kerim

Hûd Suresi 75. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 75. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Hûd Suresi 75. ayeti ne anlatıyor? Hûd Suresi 75. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Hûd Suresi 75. Ayetinin Arapçası:

اِنَّ اِبْرٰه۪يمَ لَحَل۪يمٌ اَوَّاهٌ

Hûd Suresi 75. Ayetinin Meali (Anlamı):

Gerçekten de İbrâhim olabildiğince yumuşak huylu ve sabırlı, çokça âh edip inleyen ve kendisini tamâmen Allah’a vermiş birisi idi.

Hûd Suresi 75. Ayetinin Tefsiri:

Meleklerin
geliş maksadını öğrendiğinden korkusu zail olan Hz. İbrâhim, belki iman ederler
ümidiyle Lût kavmine mühlet verilmesi için meleklerle tartışmaya başlar. Bu
tartışma zayıf olanın kuvvetliyle, hatta muhtaç ve yoksul olanın zengin ve
cömert biriyle yaptığı tartışma kabilindendir. Hz. İbrâhim bu tartışmayı,
günahkâr da olsalar bireylerin kurtulmasını istediğinden, onlara acıyıp şefkat
gösterdiğinden dolayı yapmıştır. Çünkü o şu mümeyyiz hasletlere sahip seçkin
bir peygamberdir:

    Halîmdir;
olabildiğince yumuşak huylu, sabırlı, ağır başlı, cezalandırmakta acele
etmeyen, teennî ile hareket eden bir insandır.

    Evvâhtır; son
derece yufka yürekli, bir başkasına acıdığından dolayı çokça âh çeken, içi yanan,
yalvaran, içli bir kişidir.

    Münîbdir;
bütün varlığıyla Allah’a yönelen, O’na teslim olan ve tevbe eden biridir.

Böyle
olduğu için işledikleri günahlar sebebiyle artık helak edilmeleri kaçınılmaz
olan Lût kavminin bile helâkine gönlü razı olmamıştır. Lakin melekler, artık
tartışmanın bir faydası olmayacağını ve o kavmin kesinlikle helak edileceğini
bildirerek Hz. İbrâhim’e boşuna uğraşmamasını ve bu tartışmadan vazgeçmesini
söylemişlerdir.

Bu
sûrede peş peşe kavimlerin helakinden bahsedilirken arada Hz. İbrâhim’in
yaşamından içinde birtakım müjdelerinde de bulunduğu sözkonusu kesitin sunulması,
bütün yıkımların ortasında dünyanın geleceği adına toprağa düşmüş bir muştu
tohumunun bulunduğunu hatırlatmak için olsa gerektir. Bir yanda bazı
topluluklar korkunç yıkımlarla tarihe karışırken, beri yanda Hz. İbrâhim’in iki
oğlu dünyayı teşrif buyuruyordu. Bu iki oğulla birlikte insanlık tarihi
bambaşka bir safhaya girecek ve onların nesillerinden büyük peygamberler
gelecekti. Bunu haber vermekle Kur’ân-ı Kerîm, Mekke’de çok zor şartlar altında
bulunan Resûl-i Ekrem (s.a.s.)’i ve bununla birlikteki mü’minleri, bunun bunun yanında her
zamanda aynı şartlar altında bulunan mü’minleri teselli etmekte, onların
sabrını ve şevkini yükseltmekta ve her zaman aynı hâdiselerin yaşanabileceğini,
zorlukların altında büyük muştuların bulunduğunu dikkatlere sağlamaktadır.

Meleklerin
yüzde yüz kesinlik bildiren bu kelimeleri üzerine İbrâhim (a.s.) gerçeği anladı ve
Rabbinin hükmüne boyun eğdi. Daha sonra melekler inkârcıları helak etmek üzere
Lût kavmine gittiler:

Hûd Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  A'râf Suresi 20. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Hûd Suresi 75. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın