Kuran-ı Kerim

Hûd Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Hûd Suresi 31. ayeti ne anlatıyor? Hûd Suresi 31. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Hûd Suresi 31. Ayetinin Arapçası:

وَلَٓا اَقُولُ لَكُمْ عِنْد۪ي خَزَٓائِنُ اللّٰهِ وَلَٓا اَعْلَمُ الْغَيْبَ وَلَٓا اَقُولُ اِنّ۪ي مَلَكٌ وَلَٓا اَقُولُ لِلَّذ۪ينَ تَزْدَر۪ٓي اَعْيُنُكُمْ لَنْ يُؤْتِيَهُمُ اللّٰهُ خَيْرًاۜ اَللّٰهُ اَعْلَمُ بِمَا ف۪ٓي اَنْفُسِهِمْۚ اِنّ۪ٓي اِذًا لَمِنَ الظَّالِم۪ينَ

Hûd Suresi 31. Ayetinin Meali (Anlamı):

“Ben size «Allah’ın hazîneleri benim yanımda» demiyorum, gaybı da bilmiyorum, «kuşkusuz ben bir meleğim» de demiyorum. Sizin hor gördüğünüz kimseler için: «Allah onlara asla hiçbir iyilik nasip etmeyecek» de diyemem. Onların kalplerinde olan şeyleri Allah daha iyi bilir. Şâyet bunların aksini yaparsam, tabi ki o zaman ben de zâlimlerden biri olurum.”

Hûd Suresi 31. Ayetinin Tefsiri:

İnkarcılara
göre bir birinin peygamber olması için hazinelere sahip olması, gaybı bilmesi,
hatta insanlıktan çıkıp melek olması gerekir. Lakin bu biçimde o, sıradan
bireylerin yapamadıklarını yapabilir ve bilemediklerini bilebilir. Nitekim
Resûlullah (s.a.s.) zamanındaki müşrikler de ondan dağları altın haline
getirmesini, yerden ırmaklar akıtmasını, şifasız dertlere derman olmasını,
gökten melek indirerek kendileriyle konuşturmasını istemişlerdi. (bk. İsrâ
17/90-93; Hûd 11/12; En‘âm 6/50)

Münkirlerin
bu tür istekleri karşısında Hz. Nûh’un verdiği yanıt, peygamberin kimliği ve
vazifesinin ne olduğu ile ilgili net bir çerçeve çizmektedir:

 
“Allah’ın hazineleri benim yanımda değildir.

 
Gaybı da bilmem,

 
Ben bir melek de değilim.

 
Ben sizin gibi bir insanım.

Lakin
Allah bana vahyetmekte; ilim, iman ve amel yönünden doğru yolun ne olduğunu
bana öğretmekte ve bunları size de öğretmem için bana vazife vermektedir. Şimdi
benim davetimi kabul edenlerle etmeyenler aynı değildir. Siz hem benim davetimi
kabul etmiyor, hem de kabul edenlerde bir hayır olmadığını söylüyorsunuz. Lakin
şu bir gerçek ki, sizin onları hakir görmenizden ötürü onların ecirleri boşa
çıkmaz ve sevapları eksilmez. Çünkü Allah, onların içlerinde taşıdıkları iman
ve niyetlerini bilmektedir ve ona göre onlara mükâfat verecektir. Onları
yanımdan kovarsam yahut onlara Allah’ın iyilik vermeyeceğini söylersem zalimlerden
olurum. Eğer siz yanlış yolda ve haksız bir tutum ve davranış içindeyseniz, o
zaman zalim olanlar sizlersiniz.”

Bunun üzerine Hz. Nûh’la kavmi içindeki tartışma
ve mücadele daha da şiddetlendi:

Hûd Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Enfâl Suresi 44. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Hûd Suresi 31. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın