Kuran-ı Kerim

Hûd Suresi 100. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Hûd Suresi 100. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Hûd Suresi 100. ayeti ne anlatıyor? Hûd Suresi 100. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Hûd Suresi 100. Ayetinin Arapçası:

ذٰلِكَ مِنْ اَنْبَٓاءِ الْقُرٰى نَقُصُّهُ عَلَيْكَ مِنْهَا قَٓائِمٌ وَحَص۪يدٌ

Hûd Suresi 100. Ayetinin Meali (Anlamı):

Rasûlüm! İşte sana anlattığımız bu şeyler, o helâk olmuş memleketlerin ibret dolu bir kısım haberleridir. Onlardan kiminin izleri hâlâ ayakta dururken, kimisi de biçilmiş ekin gibi yok olup gitmiştir.

Hûd Suresi 100. Ayetinin Tefsiri:

İbret
olsun diye kıssaları anlatılan önceki peygamberlerin kavimlerini Cenâb-ı Hak,
isyan ve azgınlıkta ileri gitmeleri sebebiyle çeşitli musibetlerle helak
etmiştir. Bunlardan bazılarının iz ve kalıntıları zamanımıza kadar ulaşmıştır.
Âd ve Semûd kavminin yurtlarındaki kalıntılar; Mısır’daki piramit ve heykeller
gibi. Bugün bile insanlar oraları ziyaret edip ibret almaktadırlar. Bazılarının
ise izleri bile silinmiş, hasat edilmiş ekin gibi yok olup gitmişlerdir. Hz.
Lût ve Hz. Nûh kavimlerinin beldeleri gibi. Onların bu biçimde helak
edilmeleri, tamâmen kendi yaptıkları eziyetler sebebiyledir. Yoksa Allah onlara
herhangi bir haksızlık yapmış değildir. Başlarına Allah’ın azabı çöktüğü zaman,
Allah’tan başka taptıkları putlar onlara hiçbir fayda sağlayamamış; gelen
azaptan hiçbir şeyi engelleyememişlerdir. Hatta onların zararını daha da
artırmışlardır. Çünkü dünya çapında helak edildikleri gibi, o putlara tapmaları
kendilerine âhiret mükâfâtını da kaybettirmiş, böylece en büyük zarara
uğramalarına neden olmuştur. Allah Teâlâ, sonradan gelenlere mühim bir ders ve
günahlardan sakınmaya vesile olacak dehşetli bir ibret olması için, zulmeden o
belde halklarını azabıyla yakalamıştır. Gerçekten de Allah Teâlâ’nın
yakalaması, çok acı verici ve çok çetindir. Resûlullah (s.av): “Şüphesiz ki
Allah, zâlime mühlet verir, fakat sonunda onu yakaladı mı bir daha da bırakmaz”

buyurmuş, sonra da “Rabbin, halkı zâlim memleketleri yakalayıp
cezalandırdığı zaman işte böyle cezalandırır. O’nun cezası, gerçekten fazla acı
verici ve pek şiddetlidir”
(Hûd 11/102) âyetini okumuştur. (Buhârî, Tefsir
11/5; Müslim, Birr 61)

Kula
düşen, bu olup bitenlerden gereken ders ve ibreti almaktır:

Hûd Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Mâide Suresi 39. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Hûd Suresi 100. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın