Kuran-ı Kerim

En’âm Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

En’âm Suresi 31. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

En’âm Suresi 31. ayeti ne anlatıyor? En’âm Suresi 31. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

En’âm Suresi 31. Ayetinin Arapçası:

قَدْ خَسِرَ الَّذ۪ينَ كَذَّبُوا بِلِقَٓاءِ اللّٰهِۜ حَتّٰٓى اِذَا جَٓاءَتْهُمُ السَّاعَةُ بَغْتَةً قَالُوا يَا حَسْرَتَنَا عَلٰى مَا فَرَّطْنَا ف۪يهَاۙ وَهُمْ يَحْمِلُونَ اَوْزَارَهُمْ عَلٰى ظُهُورِهِمْۜ اَلَا سَٓاءَ مَا يَزِرُونَ

En’âm Suresi 31. Ayetinin Meali (Anlamı):

Allah’ın huzuruna çıkmayı yalan sayanlar tabi ki hüsrana uğramışlardır. Kıyâmet ansızın başlarına kopuverince onlar, sırtlarına yüklendikleri suç ve günah yükleri altında: “Dünyada yaptığımız günahlar, kaçırdığımız fırsatlardan dolayı yazıklar olsun bize!” diye dövünüp feryat ederler. Şunlara bakın! Ne kötü bir yük taşıyorlar!

En’âm Suresi 31. Ayetinin Tefsiri:

Âhirete
inanmayan ve bir gün Allah’ın huzuruna çıkıp yaşamının hesabını vereceğini
düşünmeyen bedbahtlar büyük bir zarara uğrayacaklardır. Çünkü hem cennetteki
ebedi nimetlerden mahrum kalacaklar, hem de büyük bir azabın içine
düşeceklerdir. Bu kimseler ölüm gelip dünya çapından ayrıldıklarında yahut yeniden
dirilip Allah’ın huzuruna çıktıklarında, günahlarını sırtlarına yüklenmiş
olarak, pişmanlık ve üzüntülerini gizleyemeyecekler, “İmkan varken dünya
yaşamında yapamadığımız hayırlı ameller ve işlediğimiz günahlar sebebiyle
yazıklar olsun bize!” diyeceklerdir.

Günahın
sırta yüklenilmesiyle alakalı olarak tefsirlerimizde şöyle bir açıklama yer
alır: Mü’min kabrinden çıktığında onu gayet güzel yüzlü, düzgün yapılı ve mis
kokulu bir yaratık karşılar ve ona: “Beni tanıdın mı?” diye sorar. Mü’min:
“Hayır tanımadım” diye yanıt verince o: “Ben senin sâlih amellerinim, haydi bin
sırtıma, seni taşıyayım. Çünkü, dünya çapında iken sen beni taşımıştın” der. Nitekim
bu mânaya işaretle âyet-i kerîmede “Takvâ sahiplerini, binek üzerinde ikram
ile Rahman’a götürdüğümüz gün”
(Meryem 19/85) buyrulur. Kâfiri ise
kabrinden çıktığı anda çirkin görünüşlü ve kötü kokulu bir yaratık karşılar ve
ona: “Beni tanıdın mı?” diye sorar. O: “Hayır tanımadım” diye yanıt verince
şöyle der: “Ben senin kötü amellerinim, dünya çapında iken bana çok binmiştin, bugün
de ben sana bineceğim.” İşte âyetteki “sırtlarına yüklendikleri suç ve günah
yükleri altında”
(En‘âm 6/31) ifadesinin mânası budur. (Taberî, Câmi‘u’l-beyân,VII,
236)

Dolayısıyla
insan, dünya yaşamını âhiret penceresinden seyretmeli, dünyanın mahiyetini iyi
kavramalı ve âhiret mahrumu olmamalıdır. Çünkü:

En’âm Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Nisâ Suresi 142. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

En’âm Suresi 31. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın