Kuran-ı Kerim

A’râf Suresi 124. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

A’râf Suresi 124. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

A’râf Suresi 124. ayeti ne anlatıyor? A’râf Suresi 124. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

A’râf Suresi 124. Ayetinin Arapçası:

لَاُقَطِّعَنَّ اَيْدِيَكُمْ وَاَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ ثُمَّ لَاُصَلِّبَنَّكُمْ اَجْمَع۪ينَ

A’râf Suresi 124. Ayetinin Meali (Anlamı):

“Elbette ellerinizi, ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi darağacında sallandıracağım!”

A’râf Suresi 124. Ayetinin Tefsiri:

Firavun,
davet edip pek mühim menfaatler va‘dettiği sihirbazların bu kadar kalabalık
halk önünde Hz. Mûsâ’nın peygamberliğini tasdik ettiklerini ve şartların Mûsâ’nın
lehine, kendilerinin ise aleyhine döndüğünü görünce, başka bir planın peşine
düştü. Bir şeytanlık yapmak istedi ve halkın zihnine bazı şüpheler sokarak
fikirlerini bulandırmaya çalıştı. Önce sihirbazları azarlayıp tehdit etti.
Köleleri, kulları olarak gördüğü o insanlara, kendisi izin vermeden kafalarına
göre Mûsâ’ya nasıl iman ettiklerini sordu. Yani bunun imkânsız bir şey
olduğunu, olduysa da büyük bir suç ve töhmet sebebi sayılacağını söylemek
istedi. Böylelikle tüm meseleyi hükümdarlık şeref ve haysiyetinin çiğnenmesi ve
şahsi gururunun pâyimâl edilmesi noktasına getirdi. Âdeta şöyle demek
istiyordu: “Eğer siz iyi niyetle hareket etmiş olsaydınız, benim tarafımdan
davet edilmiş olmanız yönünden, müsabaka ardından eriştiğiniz kanaatinizi
önce bana arzetmeniz ve bunu halka ilan için benden izin almanız gerekmez
miydi? Halbuki siz benim iznim olmadan inanıp, üstelik bunu herkese ilan
ettiniz.” Bu nedenle tüm gösterilerinin, sihirbazların Hz. Mûsâ ile kurmuş
oldukları gizli bir planın, hâince bir tuzağın neticesi olduğunu dile getirdi. Ona
göre tüm bunlar, müsâbaka meydanına gelmeden önce yapılan bir anlaşmanın, bir
danışıklı dövüşün, bir hîlenin ustaca sergilenmesinden başka bir şey değildi.
Hedefleri de, Firavun’a karşı bir komplo gerçekleştirmek, hükümetin nüfûzunu
kırıp ülkede ihtilal yapmak, sonuçta İsrâiloğulları’nı arkalarına alıp Mısır’ın
yerli halkı olan Kıptîleri oradan sürüp çıkarmaktı. Firavun, bu teşebbüsüyle,
bir taraftan halkı “vatan elden gidiyor” telaşına düşürüp onları Hz. Mûsâ ve
iman edenler aleyhine kışkırtıyor, bir taraftan da, yaptığı bu suçlamanın doğru
olduğunu itiraf etmeleri için de sihirbazları şiddetli bir ceza ve ölümle
tehdit ediyordu. Ama sihirbazların artık bu tehditlere aldırış edecek halleri
kalmamıştı:

A’râf Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Tevbe Suresi 32. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

A’râf Suresi 124. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın