Kuran-ı Kerim

A’râf Suresi 116. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

A’râf Suresi 116. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

A’râf Suresi 116. ayeti ne anlatıyor? A’râf Suresi 116. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

A’râf Suresi 116. Ayetinin Arapçası:

قَالَ اَلْقُواۚ فَلَمَّٓا اَلْقَوْا سَحَرُٓوا اَعْيُنَ النَّاسِ وَاسْتَرْهَبُوهُمْ وَجَٓاؤُ۫ بِسِحْرٍ عَظ۪يمٍ

A’râf Suresi 116. Ayetinin Meali (Anlamı):

Mûsâ da: “Siz atın!” dedi. Sihirbazlar, son çalışmalarını yapıp ellerindeki büyü cihazlarıni yere atınca, orada bulunan herkesin gözünü boyadılar, onları korkudan dehşete düşürdüler ve böylece büyük bir sihir gösterisi yaptılar.

A’râf Suresi 116. Ayetinin Tefsiri:

Müsabaka
meydanında sihirbazlar ilk kez kimin maharetini göstereceği hususunda Hz. Mûsâ’ya
danıştılar.  Bir anlamda ona karşı edepli
davrandılar ve onun kararına saygı duyacaklarını ifade etmiş oldular. Neticede
iman şerefine ermelerinde bu saygının bir tesiri olduğu düşünülebilir. Nitekim
Mevlânâ Hazretleri, bu hususla alakalı şöyle bir işârî îzahta bulunur:
“Sihirbazlar bir ülü’l-azm peygambere, Allah’a yakın yüce bir kula, müsâbakanın
başında öncelik tanıyarak gösterdikleri nezâket, iltifat ve hürmet bundan dolayı
tevhîd inancına geldiler, fakat o büyük peygamberle müsâbakaya çıkmaları
sebebiyle de cezaya uğradılar.”

Hz.
Mûsâ, ilk kez onların atmasını talep etti. Onlar da sihir yapmak için
getirdikleri asalarını ve iplerini attılar. Rivayete göre bunlar şekil
itibariyle büyük ve kalın yılanlara benziyorlardı. İçlerine özel olarak
doldurulmuş civa, yerin ve güneşin sıcaklığıyla ısındıkça, bunlar oynayıp
kıvrılarak hareket ediyorlar ve meydanda korkunç birden fazla yılan dolaşıyormuş
gibi bir manzara arz ediyorlardı. Bu nedenle onlar, büyük bir sihir
gerçekleştirerek bireylerin gözlerini büyülemeyi ve onların içine müthiş bir
korku salmayı başarmışlardı. Hatta Mûsâ (a.s.) bile bu yüzden içinde bir korku
duymuştu. (bk. Tâhâ 20/67) Lakin Mûsâ (a.s.s)’a Allah’ın yardımı yetişmede
gecikmedi:

A’râf Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Mâide Suresi 40. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

A’râf Suresi 116. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın