Bilgi Kervanı

Casiye Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali

Casiye Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali, Sureler ve ayetler bölümümüzde bu kez Casiye Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali başlığı altında bilgiler vermeye çalıştık, Casiye Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali ile alakalı tüm detaylar yazımızda..

Casiye Suresi Okunuşu Ve Anlamı: Türkçe Tefsiri, Arapça Yazılışı, Fazileti, Diyanet Meali

Sure toplam 37 ayetten meydana gelir. Sure adını, 28. ayette geçen casiye kelimesinden almıştır. Casiye, diz üstü çöken manasına gelmektedir ve kıyamet zamanında bulunacağına tabir edilir. Kıyametten diz çökmek, çaresiz kalınacağını ve mutlak Allah’a boyun eğmeyi ifade etmektedir. Bu sureye Şeriat yahut Dehr suresi denilmektedir. Casiye suresi, Duhan suresinden sonra, Ahkaf suresinden önce gelmektedir. Surenin mushaftaki sıralamada kırk beşinci, iniş sırasına göre ise altmış beşinci suredir.

Casiye suresi Allah’ın var olduğuna deliller bulunmaktadır. Ayetlerin inkar edilmesi ve ardından inkar edenlerin durumları, tüm alemin insanlar için yaratıldığına yer verilmiştir. Surede Kur’an-ı Kerim’i dinlemeyip, ayetlere uymamanın sonuçlarından bahsedilmiştir. İnanan ve iman edenler ile inanmayıp inkar edenlerin Allah nezdinde farklı olduğuna ve aynı kıymette olmadıklarına değinilmiştir. Ayette gördüğümüz ve göremediğimiz her şeyin ve tüm nimetlerin Allah aracılığıyla yaratıldığına inanmayı söylemektedir. Yüce Allah’ın verdiği nimetler ve din kaideleri ile insanları denedikleri ve imtihan ettiği açıklanmıştır.

Casiye Suresi Türkçe Okunuşu

1.Ha mım
2.Tenzılül kitabi minellahil azızil hakım
3.İnne fis semavati vel erdı le ayatil lil mü’minın
4.Ve fı halkıküm ve ma yebüssü min dabbetin ayatül li kavmiy yukınun
5.Vahtilafil leyli ven nehari ve ma enzelellahü mines semai mir rizkın fe ahya bihil erda ba’de mevtiha ve tasıfir riyahi ayatül li kavmiy ya’kılun
6.Tilke ayatüllahi netluha aleyke bil hakk fe bi eyyi hadısim ba’dellahi ve ayatihı yü’minun
7.Veylül li külli effakin esım
8.Yesmeu ayatillahi tütla aleyhi sümme yüsırru müstekbiran ke el lem yesma’ha fe beşşirhü bi azabin elım
9.Ve iza alime min ayatina şey’enittehazeha hüzüva ülaike lehüm azabüm mühın
10.Miv veraihim cehennem ve la yuğnı anhüm ma kesebu şey’ev ve la mettehazu min dunillahi evliya’ ve lehüm azabün azıym
11.Haza hüda vellezıne keferu bi ayati rabbihim lehüm azabüm mir riczin elım
12.Allahüllezi sehhara lekümül bahra li tecriyel fülkü fıhi bi emrihı ve li tebteğu min fadlihı ve lealleküm teşkürun
13.Ve sehhara leküm ma fis semavati ve ma fil erdı cemıam minh inne fi zalike le ayatil li kavmiy yetefekkerun
14.Kul lillezıne amenu yağfiru lillezıne la yercune eyyamellahi li yecziye kavmem bima kanu yeksibun
15.Men amile salihan fe linefsih ve men esae fe aleyha sümme ila rabbiküm türceun
16.Ve le kad ateyna benı israılel kitabe vel hukme ven nübüvvete ve razaknahüm minet tayyibati ve faddalnahüm alel alemın
17.Ve ateynahüm beyyinatim minel emr femahtelefu illa mim ba’di ma caehümül ılmü bağyem beynehüm inne rabbeke yakdıy beynehüm yevmel kıyameti fıma kanu fıhi yahtelifun
18.Sümme cealnake ala şarıatim minel emri fettebı’ha ve la tettebı’ ehvaellezıne la ya’lemun
19.İnnehüm ley yuğnu anke minellahi şey’a ve innez zalimıne ba’duhüm evliyaü ba’d vallahü veliyyül müttekıyn
20.Haza besairu lin nasi ve hüdev ve rahmetül li kavmiy yukınun
21.Em hasibel lezınecterahus seyyiati en nec’alehüm kellezıne amenu ve amilus salihati sevaem mahyahüm ve mematühüm sae ma yahkümun
22.Ve halekallahüs semavati vel erda bil hakkı ve li tücza küllü nefsim bima kesebet ve hüm la yuzlemun
23.Feraeyte menittehaze ilahehu hevahü ve edallehüllahü ala ılmiv ve hateme ala sem’ıhı ve kalbihı ve ceale ala besarihı ğışaveh fe mey yehdıhi mim ba’dillah e fe la tezekkerun
24.Ve kalu ma hiye illa hayatüned dünya nemutü ve nahya ve ma yühliküna illed dehr ve ma lehüm bi zalike min ılm in hüm illa yezunun
25.Ve iza tütla aleyhim ayatüna beyyinatim ma kane huccetehüm illa en kalü’tu bi abaina in küntüm sadikıyn
26.Kullillahü yuhyıküm sümme yümıtüküm sümme yecmeuküm ila yevmil kıyameti la raybe fıhi ve lakinne ekseran nasi la ya’lemun
27.Ve lillahi mülküs semavati vel ard ve yevme tekumüs saatü yevmeiziy yahserul mübtılun
28.Ve tera külle ümmetin casiyeten küllü ümmetin tüd’a ila kitabiha elyevme tüczevne ma küntüm ta’melun
29.Haza kitabuna yentıku aleyküm bil hakk inna künna nestensihu ma küntüm ta’melun
30.Fe emmelzıne amenu ve amilus salihati fe yüdhılühüm rabbühüm fı rametih zalike hüvel fevzül mübın
31.Ve emmellezıne keferu e fe lem tekün ayatı tütla aleyküm festekbertüm ve küntüm kavmen mücrimın
32.Ve iza kıyle inne va’dellahi hakkuv ves saatü la raybe fıha kultüm ma nedrı mes saatü in nezunnü illa zannev ve ma nahnü bi müsteykının
33.Ve beda lehüm seyyiatü ma amilu ve haka bihim ma kanu bihı yestehziun
34.Ve kıylel yevme nensaküm kema nesıtüm likae yevmiküm haza ve me’vakümün naru ve ma leküm min nasırın
35.Zaliküm bi ennekümüttehaztüm ayatıllahi hüzüvev ve ğarratkümül hayatüd dünya felyevme la yuhracune minha ve la hüm yüsta’tebun
36.Fe lillahil hamdü rabbis semavati ve rabbil erdı rabbil alemın
37.Ve lehül kibriyaü fis semavati vel erdı ve hüvel azızül hakım

Casiye Suresi Türkçe Anlamı

Ayrıca Bakınız.  Peygamberimize Bildirilen Gerçekler

1.Hâ Mîm.
2.Kitab’ın indirilişi, mutlak güç sahibi, hüküm ve hikmet sahibi Allah aracılığıyladır.
3.Şüphesiz, göklerde ve yerde, inananlar için (Allah’ın varlığını ve birliğini gösteren) nice deliller mevcuttur.
4.Sizin yaratılışınızda ve Allah’ın (yeryüzüne) yaydığı her bir canlıda da kesinlikle inanan bir toplum için tabi ki nice deliller mevcuttur.
5.Geceyle gündüzün birbiri ardınca gelişinde, Allah’ın gökten rızık (sebebi olarak yağmur) indirip, onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltmesinde, rüzgarları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için deliller mevcuttur.
6.İşte bunlar, Allah’ın âyetleridir. Onları sana gerçek olarak okuyoruz. Artık Allah’tan ve O’nun âyetlerinden sonra hangi söze inanacaklar?
7.Her günahkâr yalancının vay haline!
8.Kendisine Allah’ın âyetlerinin okunduğunu işitir de, sonra büyüklük taslayarak adeta onları hiç duymamış gibi direnir. İşte onu elem dolu bir azap ile müjdele!
9.Âyetlerimizden bir şey öğrenince onu alaya alır. Onlar için alçaltıcı bir azap mevcuttur!
10.Arkalarında da cehennem mevcuttur. Dünyada kazandıkları ve Allah’tan başka edindikleri dostlar onlara hiçbir fayda vermez. Onlar için tabi ki büyük bir azap mevcuttur.
11.İşte bu (Kur’an) bir hidayettir. Rablerinin âyetlerini inkâr edenlere ise elem dolu çok kötü bir azap mevcuttur.
12.Allah, içinde gemilerin, emriyle akıp gitmesi, onun lütfunu aramanız ve şükretmeniz için denizi sizin hizmetinize verendir.
13.Göklerdeki ve yerdeki her şeyi kendi katından (bir nimet olarak) sizin hizmetinize verendir. Elbette bunda düşünen bir toplum için deliller mevcuttur.
14.İnananlara söyle, Allah’ın (ceza) günlerinin geleceğini ummayanları (şuan için) bağışlasınlar ki Allah herhangi bir topluma (kendi) kazandığının karşılığını versin.
15.Kim salih bir amel işlerse kendi lehine işlemiş olur. Kim de kötülük yaparsa kendi aleyhine yapmış olur. Sonra Rabbinize döndürüleceksiniz.
16.Andolsun biz, İsrailoğullarına kitap, hükümranlık ve peygamberlik verdik. Onları güzel ve temiz yiyeceklerle rızıklandırdık ve onları (dönemlerinde) âlemlere üstün kıldık.
17.Onlara din işi hususunda açık deliller verdik. Ama onlar fakat kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki hasetten dolayı ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, ile ilgili ayrılığa düştükleri şeyler hususunda kıyamet günü, aralarında hüküm verecektir.
18.Sonra da seni din işi hususunda açık bir yola koyduk. Sen ona uy, bilmeyenlerin heva ve heveslerine uyma.
19.Çünkü onlar, Allah’a karşı sana asla bir fayda sağlayamazlar. Şüphesiz zalimler birbirinin dostlarıdır. Allah ise kendisine karşı gelmekten sakınanların dostudur.
20.Bu Kur’an, insanlar için kalp gözleri (konumundaki bir nur), kesinlikle inanan bir toplum için de bir hidayet ve bir rahmettir.
21.Yoksa kötülük işleyenler, kendilerini, inanıp salih amel işleyenler gibi kılacağımızı; hayatlarının ve ölümlerinin bir bulunacağını mı sanıyorlar? Ne kötü hüküm veriyorlar!
22.Allah, gökleri ve yeri, hak ve hikmete uygun olarak, herkese kazandığının karşılığı verilsin diye yaratmıştır. Onlara zulm edilmez.
23.Nefsinin arzusunu ilah edinen, Allah’ın; (halini) bildiği için saptırdığı ve kulağını ve kalbini mühürlediği, gözüne de perde çektiği kimseyi gördün mü? Şimdi onu Allah’tan başka kim doğru yola eriştirebilir? Hâlâ düşünüp ibret almayacak mısınız?
24.Dediler ki: “Dünya yaşamımızdan başka hayat yoktur. Ölürüz ve yaşarız. Bizi fakat zaman yok eder.” Bu hususta onların bir bilgisi yoktur. Onlar yalnızca zanda yer alıyorlar.
25.Onlara âyetlerimiz açıkça okunduğu zaman onların delilleri fakat, “Doğru söyleyenler iseniz babalarımızı getirin” demek oldu.
26.De ki: “Allah sizi yaşatıyor. Sonra sizi öldürecek, sonra da kendisinde şüphe olmayan Kıyamet gününde sizi bir araya getirecek, ama bireylerin çoğu bilmezler.”
27.Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Kıyamet kopacağı gün, işte o gün bâtıla sapanlar hüsrana uğrayacaklardır.
28.O gün her ümmeti diz çökmüş görürsün. Her ümmet kendi kitabına çağrılır. (Onlara şöyle denilir:) “Bugün (yalnızca) yaptıklarınızın karşılığı verilecektir.”
29.İşte kitabımız, size karşı gerçeği dile getiriyor. Çünkü biz yapmakta olduklarınızı kaydediyorduk.
30.İnanıp salih ameller işleyenlere gelince, Rableri onları rahmetine sokacaktır. İşte bu apaçık başarıdır.
31.İnkâr edenlere gelince onlara şöyle denir: “Âyetlerim size okunmuştu da sizler büyüklük taslamış ve günahkâr bir kavim olmuş değil miydiniz?”
32.”Şüphesiz, Allah’ın va’di gerçektir, kıyamet ile ilgili hiçbir şüphe yoktur” dendiği zaman ise; “Kıyametin ne olduğunu bilmiyoruz, yalnızca zannediyoruz. Biz bu hususta kesin kanaat sahibi değiliz” demiştiniz.
33.Yaptıklarının kötülükleri karşılarına dikilmiş ve alay edip durdukları şey, kendilerini kuşatıvermiştir.
34.Onlara şöyle denir: “Bugüne kavuşacağınızı unuttuğunuz gibi, bu gün biz de sizi unutuyoruz. Barınağınız ateştir. Yardımcılarınız da yoktur.”
35.”Bunun nedeni, Allah’ın âyetlerini alaya almanız ve dünya yaşamının sizi aldatmasıdır.” Artık bugün ateşten çıkarılmazlar ve Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilmez.
36.Hamd, göklerin Rabbi ve yerin Rabbi, âlemlerin Rabbi olan Allah’a mahsustur.
37.Göklerde ve yerde ululuk O’na aittir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Ayrıca Bakınız.  Abdurrahman Önül kimdir, kaç yaşında? Abdurrahman Önül ilahi ve albümleri...

Casiye Suresi Konusu

1. Kur’an’ın Allah katından geldiği.
2. Evrendeki varlıkların ve işleyiş kaidelerinın Allah’ın varlık, birlik, kudret ve hikmetine delil olduğu.
3. Evrendeki bir çok nimetin Allah aracılığıyla bireylerin istifadesine sunulmuş olduğu.
4. Kur’an’ı dinlememenin, onun talimatına uymamanın acı sonuçları.
5. İnanmayanların cezalandırılmasının Allah’a bırakılması.
6. İsrâiloğulları örneğinden hareketle Allah’ın nimetlerle ve din kaideleriyla kullarını denediği, imtihanı kaybedenlerin dünya ve âhirette zarara uğrayacakları.
7. İnananlar ile inanmayanların Allah nezdinde aynı değerde olmadıkları.
8. Öldükten sonra dirilmeyi inkâr edenleri yeniden düşünmeye sevkeden deliller.
9. Bunca nimetin ve kemalin sahibi olan Allah’a hamdü senâ.

Casiye Suresi Tefsir (Kur’an Yolu)

Sûre başlarındaki bu harflere hurûf-ı mukattaa denir (bilgi için bk. Bakara 2/1).

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın