Kuran-ı Kerim

Tevbe Suresi 47. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Tevbe Suresi 47. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Tevbe Suresi 47. ayeti ne anlatıyor? Tevbe Suresi 47. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

Tevbe Suresi 47. Ayetinin Arapçası:

لَوْ خَرَجُوا ف۪يكُمْ مَا زَادُوكُمْ اِلَّا خَبَالًا وَلَا۬اَوْضَعُوا خِلَالَكُمْ يَبْغُونَكُمُ الْفِتْنَةَۚ وَف۪يكُمْ سَمَّاعُونَ لَهُمْۜ وَاللّٰهُ عَل۪يمٌ بِالظَّالِم۪ينَ

Tevbe Suresi 47. Ayetinin Meali (Anlamı):

Onlar sizinle birlikte sefere çıksalardı, problem yükseltmektan başka bir işe yaramazlar, sizi fitneye ve ayrılığa düşürmek için aranızda koşuşturup dururlardı. Kaldı ki, içinizde onlar için casusluk yapacaklar da mevcuttur. Allah, o zâlimleri çok iyi bilir.

Tevbe Suresi 47. Ayetinin Tefsiri:

Geçerli
bir özrü olmaksızın savaştan izin istemek, imansızlığın ve mânen şüpheler
içinde bocalamanın açık bir alâmeti sayılmıştır. İşte uzun Tebük seferine
katılmak istemeyen ve yalandan mazeretlerle izin isteyen münafıklar böyleydi.
Şüphecilik bütün ruhlarını sarmıştı. Ne yapsalar bu halden kurtulamıyorlar,
şüpheler içinde bocalayıp duruyorlardı. İmanla küfür içinde mekik
dokuyorlardı. Bir çıkar söz konusu olunca imana meyil gösteriyorlar, bir
meşakkatle karşı karşıya geldikları zaman hemen küfre kayıveriyorlardı. Bu şüpheci
halleriyle münafıkların Allah yolunda cihâd etmeyi gönüllü olarak istemeleri
olabilecek değildi. Zaten eğer böyle bir arzuları olsaydı, sefere çağrıdan sonra
kaçmanın yollarını aramak yerine az da olsa bir hazırlık yaparlardı. Halbuki bu
yönde hiçbir kıpırdanma yoktu. Olmaması da netice itibariyle mü’minlerin lehine
oldu. Çünkü bu imansız ve şüpheci halleriyle mü’minlerle birlikte sefere
çıksalardı, hiçbir faydaları olmayacağı gibi, üstelik büyük zararları olacaktı.
Mü’minlerin azim ve gayretlerini zayıflatmak, morallerini bozmak, fitne ve
fesat çıkarmak için çalışacaklardı. Karakterlerine uygun hareket edeceklerdi.
Zayıf imanlı bazı kimseler de onların bu ayartmalarına kanıp sıkıntı
oluşturacaklardı. Ayrıca İslâm ordusu içinde onlar lehine casusluk yapacak
kimseler de eksik olmayacak, böylece büyük bir fitnenin fitili tutuşturulmuş
olacaktı. Cenâb-ı Hak buna müsaade buyurmadı.

Münafıkların önceden çıkardıkları fitne ve
fesatlara örnek olması için buyruluyor ki:

Tevbe Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Yunus Suresi 30. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

Tevbe Suresi 47. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın