İslam

Örtünmek ile İle İlgili Ayetler

Örtünmek ile İle İlgili Ayetler

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Örtünmek ile İle İlgili Ayetler ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Örtünmek ile İle İlgili Ayetler başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Örtünmek ile İle İlgili Ayetler ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

Kur’an’da örtünme ayetleri var mıdır? Örtünmek ile ilgili ayetler nelerdir? Kur’an’da örtünmeyi emreden ayetler.

İnsanın örtünme gereksiniminin ilk insan Hz. Âdem ve Havva (aleyhisselam) ile başladığı, çıplaklığın çirkin bir şey olduğu âyette şöyle belirtilir:

“Ey Âdemoğulları! Şeytan ana ve babanızı kötü yerlerini kendilerine göstermek için elbiselerini soyarak nasıl Cennet’ten çıkardıysa, sizi de aldatmasın.”[1]

“Ey Âdemoğulları! Size çirkin yerlerinizi örtecek bir giysi, bir de giyip süsleneceğiniz bir giysi indirdik. Takva örtüsü ise daha hayırlıdır,”[2] Hayvan yünlerinden giysi için yararlanmanın gereğine şöyle işaret edilir:

“Davarları da o yaratmıştır ki, bunlarda sizin için ısıtıcı ve koruyucu şeyler ve nice yararlar mevcuttur.” [3]

Örtünmenin gayesi başkasının bakışlarından korunmak ve ırzı meşru olmayan cinsel isteklerden sakınmaktır. İnsandaki edep ve haya duygusu örtünmeyi gerektirir. Lakin mü’min erkek ve kadınların örtünmede asıl gayesi Yüce Allâh’ın rızasını kazanmak olmalıdır. Çünkü Allahü Teâlâ’nın emir ve yasaklarına uymak bir ibadettir. Namaz ve oruç gibi ibadetleri emreden Allah, ibadet içinde ve dışında örtünmenin şekil ve sınırlarını da belirlemiştir.

KUR’AN’DA ÖRTÜNMEYİ EMREDEN AYETLER

Cahiliye zamanında Arap toplumu Kâbe’yi çıplak tavaf ederlerdi. Gündüz erkekler, gece kadınlar gelir ve tavaflarını anadan doğma yaparlardı. Onlar; “içinde günah işlediğimiz giysilerimizle tavaf yapamayız” diye bir gerekçe de gösterirlerdi.

İşte daha Mekke zamanında İslâm toplumunun tavaf sırasında ve namazda örtünmesi gerektiğini bildiren şu âyet indi:

Ayrıca Bakınız.  Cuma Hutbesi

“Ey Âdemoğulları! Her mescide gelişte zînetinizi giyin.”[4] Âyet, tavafı ve namaz için mescide gelmeyi kapsamına alır. Buradaki “zînet” sözcüğü “elbise, giysi” olarak tefsir edilmiştir. Böylelikle namaz ve tavaf gibi ibadetlerde avret yerlerinin örtülmesi farizasını İslâm getirmiş oldu.[5] Başka bir âyette; gizli yerlerini örtüp koruyan erkeklerle kadınların Yüce Allâh’ın affına ve büyük bir mükâfata ulaşacakları belirtilir.[6]

Örtünmede karşı cinsin bakışlarından korunmak söz konusu olunca, İslâm bakanla alakalı olarak da bir sınırlama getirmiştir. Erkeklerin gözlerini sakınması, kadınların iffetini korumak içindir. Âyette şöyle buyurulur:

“Mü’min erkeklere söyle. Gözlerini haramdan sakınsınlar ve ırzlarını korusunlar. Bu, kendileri için daha temizdir. Şüphesiz Allah onların yapmakta olduklarından haberdardır.”[7]

Kadınların Örtünmesi ile İlgili Ayet

Kadınların örtünmesi hususunda ise şöyle buyurulur:

“Mü’min kadınlara da söyle: Gözlerini haramdan sakınsınlar, ırzlarını korusunlar. Zînet yerlerini açmasınlar. Bunlardan kendiliğinden görünen kısmı müstesnadır. Baş örtülerini yakalarının üstüne koysunlar. Zînet yerlerini kendi kocalarından, kocalarının babalarından, oğullarından, kocalarının oğullarından, kendi erkek kardeşlerinden, kendi kardeşlerinin oğullarından, kız kardeşlerinin oğullarından, kendi kadınlarından, kölelerinden, erkeklik duygusu kalmayan hizmetçilerden yahut halen kadınların gizli yerlerine müttali olmayan çocuklardan başkasına göstermesinler. Gizlemekte oldukları zînetleri bilinsin diye ayaklarını vurmasınlar. Ey mü’minler! Hepiniz Allâh’a tevbe edin. Umulur ki kurtuluşa eresiniz.” [8]

Âyetteki “humur (baş örtüleri)” sözcüğünün tekili “hımâr” olup, sözlükte; kadının kendisi ile başını örttüğü şey, demektir. Saîd b. Cübeyr (ö. 95/713), baş örtüsünün kadının boyun ve göğüs kısımlarını örtecek ve bunlardan hiçbir şey göstermeyecek nitelikte olması gerektiğini söylemiştir.[9]

Kadınların ev dışında yahut yabancı erkeklerin yanına çıkarken normal ev içi giysilerinin üstüne bir dış elbise daha giymeleri gerekir. Âyette şöyle buyurulur:

Ayrıca Bakınız.  Namazın 12 Farzı Nedir?

“Ey Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve mü’minlerin kadınlarına dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle. Bu, onların tanınıp kendilerine sarkıntılık edilmemesi için daha uygundur. Allah çok yarlığayıcı ve çok esirgeyicidir.”[10]

Cilbab Nedir?

Ahzâb sûresi ve dolayısı ile yukarıdaki âyet, Medine’de 5-7. hicret senelerı içinde inmiştir. Âyetteki “celâbîb” sözcüğü “cilbâb”’ın çoğulu olup sözlükte; geniş elbise, gömlek ve baş örtüsü gibi anlamlara gelir. Kadını baştan aşağı örten çarşaf, ferace, manto gibi giysiler de cilbab kapsamına girer, “Cilbab” bir fıkıh terimi olarak Elmalılı (ö.1358/1939) aracılığıyla şöyle tarif edilmiştir: “Kadınların elbiselerinin üstüne giydikleri her çeşit giysidir”, “Kadını tepeden tırnağa örten giysidir”, “Kadınların örtündükleri her türlü elbise ve başka şeylerdir.”[11]

Ümmü Atıyye’den (radıyallahu anh) şöyle dediği nakledilmiştir: “Resûlüllah bize ramazan ve kurban bayramı namazlarında azatlı cariyeleri ve yetişkin kızlarımızı birlikte mescide götürmemizi emretti. Lakin ay hali olanlar namaza katılmayacak ve arka taraftan öğüt, konuşma, hutbe ve duaları izleyecekler ve getirilecek tekbirlere katılacaklardı. Hz. Peygamber’e sordum: Ey Allâh’ın Rasûlü! Bizden birimizin bu çocukları için dış elbisesi (cilbâb) bulunmazsa ne yapalım?” Hz. Peygamber; “Kardeşi onu kendi cilbabı (dış örtüsü) ile örtsün.” buyurdu.[12]

Yaşlı Kadınların Örtünmesi ile İlgili Ayet

Diğer yandan kadın yaşlanıp ay halinden kesilir ve cinsel yönden erkeklere istek duymaz olursa, bunun için örtünmede bazı rahatlıklar getirilmiştir. Yüce Allah şöyle buyurur:

“Ay halinden kesilmiş ve evlenme arzusu kalmamış olan yaşlı kadınların zînet yerlerini göstermemek şartıyla dış örtülerini bırakmalarında kendileri için bir sakınca yoktur. Bunun yanında, yine de sakınmaları kendileri için daha hayırlıdır. Allah her şeyi işitmekte ve bilmektedir.” [13]

Örtünmenin âhiret yaşamında da söz konusu bulunacağı, îman edip güzel amel işleyenlerin ecri içinde şöyle belirlenir: “Onlar tahtlar üzerinde kurularak orada altın bileziklerle benezenecekler, ince ve kalın saf ipekten yeşil elbiseler giyeceklerdir. Ne güzel sevap ve ne güzel dayanak!”[14] “Şüphesiz Allah, îman edip, güzel iş yapanları altından ırmaklar akan Cennetlere sokacak. Orada bunlar altından bileziklerle, incilerle bezenecekler. Orada giysileri de ipektir.”[15] “Onların üzerlerinde ince ve kalın ipekten yeşil elbiseler mevcuttur. Gümüşten bileziklerle süslenmişlerdir. Rableri de onlara son derece temiz bir içecek içirmiştir.”[16]

Ayrıca Bakınız.  Zekâtın Farz Olması İçin Gereken Şartlar

Dipnotlar:

[1] A’râf, 7/27. [2] A’râf, 7/26. [3] Nahl, 16/5. [4] A’râf, 7/31. [5] bk. Cassâs, Ahkâmu’l-Kur’ân, tahk. M. es-Sâdık Kamhâvî, Kahire (t.y.), IV, 205 vd.; Elmalılı, age 2. baskı, İstanbul 1960, III, 2151, 2152. [6] bk. Ahzâb, 33/35. [7] Nûr, 24/30. [8] Nûr, 24/31. [9] bk. Kurtubî, age, XII, 153; İbn Kesîr, Muhtasar Tefsîr, thk. M. Ali es-Sâbûnî, 7. baskı, Beyrut 1402/1981, II, 600; Elmalılı age İst. (t.y.), VI, 15. [10] Ahzâb, 33/59. [11] Elmalılı age, VI, 337. [12] bk. Buhârî, Hyz, 23, Salât, 2, îdeyn, 20, Hac, 81; Müslim îdeyn, 10-12; Tirmizi, Cuma. 36; İbn Mâce, ikâme, 165; İbn Hanbel, V, 84; Nevevî (ö. 676/1277); hadisin doğru anlamının şöyle olması gerektiğini söyler: «Kendisine gerekli olmayan başka bir dış örtü ile onu örtsün.» bk. Sahîhu Müslim, Çağrı Yayınevi baskısı, İst. 1992,1, 606, dip not; 3; Kurtubî, age, XIV, 156. [13] Nûr, 24/60. [14] Kehf, 18/31. [15] Hac, 22/23. [16] İnsân, 76/21.

Kaynak: Prof. Dr. Hamdi Döndüren, Delilleriyle Aile İlmihali, Erkam Yayınları

İSLAM’DA ÖRTÜNMENİN (TESETTÜRÜN) HÜKMÜ

İslam’da Örtünmenin (Tesettürün) Hükmü

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın