Kuran-ı Kerim

A’râf Suresi 38. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

A’râf Suresi 38. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Bu paylaşımımızda siz kıymetli okurlarımız için Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı bilgiler sunmaya çalıştık. Kuran Meali ve Tefsiri başlıklı konumuzu dikkatli okumanızı öneririz. Yazımızın detayın Kuran Meali ve Tefsiri ile alakalı geniş bir şekilde bilgilere sahip olacaksınız.

A’râf Suresi 38. ayeti ne anlatıyor? A’râf Suresi 38. ayetinin meali, Arapçası, anlamı ve tefsiri…

A’râf Suresi 38. Ayetinin Arapçası:

قَالَ ادْخُلُوا ف۪ٓي اُمَمٍ قَدْ خَلَتْ مِنْ قَبْلِكُمْ مِنَ الْجِنِّ وَالْاِنْسِ فِي النَّارِۜ كُلَّمَا دَخَلَتْ اُمَّةٌ لَعَنَتْ اُخْتَهَاۜ حَتّٰٓى اِذَا ادَّارَكُوا ف۪يهَا جَم۪يعًاۙ قَالَتْ اُخْرٰيهُمْ لِاُو۫لٰيهُمْ رَبَّنَا هٰٓؤُ۬لَٓاءِ اَضَلُّونَا فَاٰتِهِمْ عَذَابًا ضِعْفًا مِنَ النَّارِۜ قَالَ لِكُلٍّ ضِعْفٌ وَلٰكِنْ لَا تَعْلَمُونَ

A’râf Suresi 38. Ayetinin Meali (Anlamı):

Allah şöyle buyuracak: “Sizden önce gelip geçmiş cin ve insan topluluklarıyla birlikte siz de girin cehenneme!” Böylelikle her bir topluluk ateşe girdikçe yoldaşlarına lânet edecek. Nihâyet hepsi birbiri ardınca orada toplandıklarında, sonra gelenler önce girenler ile ilgili: “Rabbimiz! Bizi doğru yoldan işte bunlar saptırdılar; bundan dolayı onlara iki kat ateş azabı çektir” diyecekler. Allah da: “Her birinize iki kat azap var, fakat siz bilmiyorsunuz” buyuracak.

A’râf Suresi 38. Ayetinin Tefsiri:

Kâfir
olarak dünya çapından âhirete göçenler, cinler ve insanlardan önceden âhirete
göçmüş olan kâfirlere katılacak, mahşerde hesap görüldükten sonra, bunlara hep
birlikte cehenneme girmeleri emredilecek. Onlar, küfür, isyan ve günahlarının
düzeysine göre gruplar halinde ateşe sevk edilecekler. Nitekim âyet-i kerîmede:
“İnkâr edenler bölük bölük cehenneme sürülecek…” (Zümer 39/71) buyrulur.
Bu gruplardan her biri cehenneme girdikçe, kendinden önce cehenneme girmiş olan
gruba lânet edecek. Burada اَلأخْتُ
(uht) yani kardeş kelimesi kullanılmıştır. Çünkü bunlar dünya çapında aynı din ve
inancı paylaşmak suretiyle küfürde kardeş olmuşlardı. Grupların ardı ardına
cehenneme girmeleri tamamlanıp hepsi orada bir araya gelince aralarında
muhtelif konuşmalar olacak. Burada o konuşmalardan birine yer verilmektedir.
Anlaşılan o ki, burada konuşanlardan bir grubu dünya çapında küfür ve sapıklıkta
önderlik yapanlar, bir grubu ise onlara körü körüne tabi olanlardır. Tabi
olanlar, cehenneme kendilerinden önce girmiş önderleri için: “Rabbimiz! Bizi
doğru yoldan işte bunlar saptırdılar; bundan dolayı onlara iki kat ateş azabı
çektir”
(A‘râf  7/38)diyecekler.
Cenâb-ı Hak da, hem uyan hem de kendilerine uyulan herkese kat kat azap
verileceğini ferman buyuracak. Her iki gruba da kat kat azap verilecek; çünkü
öncekiler ve önderler hem kendileri sapıklık içinde oldukları hem de
bir başkasına sapıklık yollarını açtıkları için; diğerleri ise onlara uymaları
yanında fikirleri, malları, güçleri, tutum ve davranışlarıyla onları
destilave edip yüreklendirdikleri, güçlerine güç kattıkları ve sonrakilere kötü
örnek oldukları için kat kat ceza göreceklerdir. Lakin bunun tam anlamıyla
hesabını yapıp neticenin nasıl tahakkuk edeceğini bilmemektedirler.
Cehennemliklere verilecek azabın kat kat olmasına Resûlullah (s.a.s.)’in şu beyânı
daha da bir açıklık getirmektedir:

“İslâm’da iyi bir çığır açan kimseye,
bunun sevabı mevcuttur. O çığırda yürüyenlerin sevabından da kendisine verilir.
Lakin onların sevabından hiçbir şey noksanlaşmaz. Her kim de İslâm’da kötü bir
çığır açarsa, o insana onun günahı mevcuttur. O kötü çığırda yürüyenlerin
günahından da ona pay ayırılır. Lakin onların günahından da hiçbir şey
noksanlaşmaz.” (
Müslim, Zekât 69)

Küfürde
önderlik yapan ve cehenneme önce giren grup da, dünya çapında küfür ve isyan, âhirette
ise ceza yönünden kendilerine eşit olduklarını anladıkları sonrakilere,
kazandıkları günahlar yüzünden kendileri için takdir edilen kat kat azabı
tatmalarından başka çarelerinin bulunmadığını söyleyeceklerdir. Hâsılı hepsi
için tam bir perişanlık, tam bir pişmanlık ve tam bir hüsran olacaktır. Böyle
yalancı kâfirlere ne göklerin kapıları açılacak, ne de cennete
girebileceklerdir:

A’râf Suresi tefsiri için tıklayınız…

Ayrıca Bakınız.  Nisâ Suresi 58. Ayet Meali, Arapça Yazılışı, Anlamı ve Tefsiri

Kaynak: Ömer Çelik Tefsiri

A’râf Suresi 38. ayetinin meal karşı karşıya geldirması ve diğer ayetler için tıklayınız…

Kaynak: https://www.islamveihsan.com/

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın